11 Temmuz 2015 Cumartesi

Doktordan geldim.



9 Temmuz geçti.

GEÇTİ.

Sabah, ultrason randevuma gittim. 9 buçukta oradaydım. Uzmana elimizdeki kağıdı vermek gerekiyormuş. Bunu insanlar da bilmiyordu. Herkesin de randevusunun nedense 10'da olduğunu öğrendim! "Kağıt verin" dedi biri, herkes hurra adamın kapısından içeri daldı. Benden önce gelenler önüme geçti ayı gibi!

ULAN BİZ BOŞA MI ERKEN GELDİK?
BİZE BOŞA MI RANDEVU SAATİ VERİLDİ?
BİZ BOŞA MI SIRADA DURUYORUZ?

İnsanlık yapıp adamın, odasından çıkmasını beklerken ben, millet bodoslamasına daldı. Ben deli oldum tabii. Bu bir.

Kapıyı kapattı adam, ben kağıdımı veremeden. İçerideki hastanın çıkmasını bekledim, saat daha 9:50'ydi, "nasıl olsa randevuma 10 dakika daha var, sorun yapma Giz" dedim. Bu sırada birisi daha geldi. Kadın bana sordu, kağıdı vermemiz gerekiyor mu, diye. Uzman çıkınca verdik ama yine benim önüme dalındı. Randevum daha önceydi eminim; adam kadını aldı içeri! Bu iki.

Beni aldı bir ağlama; zaten stresliyim, duygularım saçma sapan! Kendimi sakinleştirdim ama sürekli kapıya bakıyorum böyle, ha açıldı ha açılacak! Kalbim yerinden çıkacak gibiydi.

Girdim, uzmana anlattım derdimi; korktuğumu söyledim. Ultrasonun önemli olmadığını, bu tür şeylerde hormon değerlerime bakılması gerektiğini söyledi. Onu da zaten sürekli yaptırıyordum, biraz da olsa rahatladım. Sonucuma bakınca, nodüllerle ilgili bir şey yazmadığını gördüm. Sadece tiroidimin büyüklüğünü yazmış gibiydi. Benim anlayacağım dilde yazmamış da olabilir.

Doktora göstermeye gidince, doktorumun sadece öğleden sonra sonuç baktığını öğrendim, bir de ona sinirlendim.

Öğleden sonra gittim. Doktor da sinir etti beni. Sonuçlarımın çıktısını almam gerekiyormuş. Halbuki bana, doktorun bilgisayarına düşeceği söylenmişti. Koştur koştur sonuç aldım. Sorunumu sordu falan. Hiçbir şey söylemeden ilacımın dozunu düşürdüğünü ve 29 Temmuzda da tekrar kan vermem gerektiğini söyledi. İlaç işe yarıyor mu yaramıyor mu onu görecekmişiz. Mersin'de vereceğim onu artık.

Ultrason uzmanı, "sende hashimoto var daha çok" demeseydi ben hiçbir şey bilmeden saf gibi kalacaktım ortada. Sonuçlar tatmin edici değildi, bu yüzden Mersin'deki doktoruma her şeyi soracağım. O beni dinliyor ve çok tatlı da anlatıyordu en son...  Ama kendime biraz da olsa geldim vallahi! Ona buna çatmayı bıraktım en azından.

Çok şükür yarabbim. 

2 yorum:

  1. Sonuçtan pek bir şey anlamadım, ama ilaç dozunu düşürmesi iyi sanırım, hashimoto'nun Türkçesini de bilseydik iyi olurdu. Klasik umursamaz doktor yaklaşımı yaşamışsınız, "sen de nerden çıktın, senin gibi ^varlıklar^ niye hasta olur ki!" bakışı da attı mı acaba :) En azından "Ben 6 sene okudum, bu diploma, boru değil!" nidaları atmayan birine denk gelmişsiniz :)
    Mersin'den gelecek iyi haberleri bekliyoruz o zaman. Tekrardan geçmiş olsun.

    YanıtlaSil
  2. Hadi inşallah. Teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil

Bu konu hakkında bir şeyler söylemeyecek misin?