29 Kasım 2011 Salı

Tasmasını yediğim!


Her tarafımı tırmaladı küçük orospu ya. Kısa kısa çizgiler... Ellerim yanıyor a dostlar! Cayır cayır...

Şunun tasmasına bakın ya! Sinirlendirmeye de bayılıyorum kendisini. Bir de yorganın içinde yatmaya bayılıyor. Bıraksan gün boyu çıkmaz oradan. Arada sırada başını kaldırıyor yorganın altında! Zeytin ya! Tut ye!


Zeytin'in eseri:


28 Kasım 2011 Pazartesi

O Şarkı Geçişi Hiç Olmuyor!

Fizy listemde bir şarkı var: Semisonic - Secret Smile
Bu şarkının başlangıcı,tam olarak ve her zaman,HER ZAMAN, Mustafa Sandal'ın Jest Oldu'sunu hatırlatıyor. Açıyorum fizy'mi (hani öyle çok dinlediğim şarkılar da ekli değil listemde ama arka arkasına nostalji dinlemek istediğimde oluşturduğum listeyi dinlemek için açıyorum işte), genelde akşamları açtığım için relax modda oluyorum;dinlendirici listeme tıklıyorum. İlk şarkı tamam,ikincisi tamam,3.'sü başladığı anda benim içimde tsunami oluyor ve de anında listeyi değiştirip nostaljiye geçiyorum. Yahu her zaman mı bu olur?

Neyse bugün,ilk ikisini dinledikten sonra,üçüncüye geçmeden dördüncüye atladım ve aylar sonra dördüncü şarkımı dinledim. Yaşadığım bu mutluluğu da anlatmak istedim. Bu kaa.

22 Kasım 2011 Salı

Kaka Çeşitleri (Enfes Konu)

Hazır çalışma arası vermişken bulduğum bir konuyu paylaşmak istiyorum. Okurken yarıldığım, "harbiden lan!" dediğim çok oldu. 



>hayalet kaka: sıçtığınızı zannedip de tuvalete baktığınızda göremediğiniz kaka.
>temiz kaka: 
sıçıp tuvalette gördüğünüz ama poponuza bulaşmayan kaka.
>vıcık kaka: özellikle eğer batı dünyasının taharet musluğuna sahip olmayan tuvaletlerinden birindeyseniz 50 kere sildikten sonra bile hala poponuzda kalan kaka çeşidi. eğer poponuzu yıkama imkanına sahip değilseniz, poponuz donunuz arasına tuvalet kağıdı koymanıza neden olan kaka.
>ikinci dalga: tam sıçıp ayağa kalkmışken daha sıçasınız olduğunu anlamanıza neden olan bok.
>diyet kaka: o kadar çok sıçarsınız ki 3-4 kilo kaybedersiniz. iste o kaka.
>anakonda: o kadar uzundur ki, tuvalet fırçasıyla parçalara ayırmadan sifonu çekmeye korkarsınız. (çünkü sifondan gelen su anakonda' ya çarpıp her tarafa sıçrayabilir)
>tersine havai fişek gösterisi: çok kısa bir zamanda içinizdeki bok parçacıklarını bol gazla birlikte fışkırttığınız durum. genelde tuvaletin her tarafının kirlenmesine ve "Has sittiirr!" demenize sebep olur.
>mısır kaka: eh. mısıra benzeyen kaka. "ah keşke sıçabilseydim" kakası: bu kaka poponuzdan çıkmamakta ısrar eder ve uzun sure oturmanıza ve bir kaç kere osurmuş olmanıza rağmen içinizde kalır. kabızlıkla yakından alakası olsa da kabız olmadığınız durumlarda da bu kakadan üretebilirsiniz.
>demir kaka: çıkarken o kadar çok acıtır ki, çıkan şeyin demirden ve enlemesine çıkıyor olduğunu düşünürsünüz.
>popo ıslatan kaka: bu bok poponuzdan o kadar şiddetli ve süratli çıkar ki, tuvaletteki suyu poponuzun her tarafını az çok ıslatacak şekilde sıçratır. bu sıçışın ardından duş almak dinimizce tavsiye edilmektedir.
>sıvı kaka: adı üstünde poponuzdan çıkan kahverengi sıvıyla tuvaletin her tarafını berbat etmenize neden olan kaka. o kadar sıvıdır ki, bunla işemenin mümkün olduğunu düşünürsünüz.

>bol sarımsaklı işkembe kakası: o kadar kötü kokar ki, evin tamamını havalandırmak icap eder. bu kakanın muhtemel nedeni içerken yediğiniz onlarca sarımsaklı mezenin üstüne içtiğiniz bol sarımsaklı işkembe çorbasıdır.
>sosyete kakası: koca cüssesine rağmen kokmadığı düşünülen kaka.
>küçük şirin pipildekler: özellikle kamuya açık tuvaletlerde sıçtığınızda, defalarca sifon çekmenize neden olan kaka. iki üç kere sifonu çekmiş olmanıza rağmen, hala bazı küçük top gibi parçacıkların su da yüzdüğünü görürsünüz.
>isyankar kaka: bu osurmaya çalışırken kaçırdığınız kakaya verilen isimdir. genelde evinizde değilken başınıza gelir ve donunuza bulaştığı için bütün gün sizi rahatsız eder.
>komando kaka: kıçınızı temizlerken, popomuzun etrafındaki kıllara asili kalarak düşmemeyi başarmış olan lokum kıvamında, fındık büyüklüğünde kaka parçasına verilen isim.
>buzul kakası: yarısı suyun içinde yarısı da suyun dışında duran kaka.
>gülle kaka: çok kuvvetli bir osurukla birlikte poponuzdan fırlayan büyük kaka parçasına verilen isim. genelde klozetin kırılıp kırılmadığını kontrol etmenize neden olur.
>şakacı kaka: poponuzdan çıkar gibi olur, fakat çıktı sanıp gevşediğinizde geri girer. yarısı gözükür, sonra tekrar içeri girer. Adeta çıkacağı yeri büzükten kafasını uzatarak kontrol eden ve beğenmeyip geri dönen bu kakayı çıkarmak pek zordur. en iyi yöntem yarısını çıkarmayı başarınca çıkan kısmını tuvalet kağıdı ile silmek ve fazla zorlamamaktır.
>keçi kakası: küçük küçük parçalar halinde çıkan ama mıç mıç bitmeyen kaka. bir nokta da sıkıntıdan sıçmayı bırakırsınız, çünkü hiç bitmeyecek gibidir.
>simge kakası / fal kakası: poponuzdan yavaş yavaş çıkar ve yayıla yayıla serilir. kalkıp baktığınızda kesin bir harfe ya da simgeye benzetirsiniz. Bunu yorumlayıp geleceğiniz hakkında ipuçları elde edebilirsiniz.
>yanıcı kaka: büzüğünüzü o kadar çok yakar ki, kibrit çaksanız yanacağına emin olursunuz.
>çifte yoğunlukta kaka: sıçtıklarınızın bir kısmı su da yüzerken, bir kısmı suya batmıştır. aralarda bazı "buzul kakalarına" da rastlanır.
>tıkaç: sıçtığınızda tuvaleti tıkayan, sifonu çekince de suyun taşmasına neden olan nadir bok çeşididir. uzun sureli kabızlıktan sonra iyi bir sıçış bu etkiyi gösterebilir.
>rüyalarınızın kakası: uzun sureli kabızlıktan sonra hayal edeceğiniz kaka çeşidi.
>beton: rüyalarınızın kakanın hayata geçtiği kaka. bazen tıkaç şeklinde de görülebilir.
>utangaç kaka: 
sıçtıktan sonra doğrudan tuvalet deliğinden geçip gözlerden kaybolan kaka.
>Gökkuşağı kakası: çeşit çeşit renkte meyve sebze vs.yi yedikten sonra iyi sindiremeden sıçarsanız oluşacak olan kaka.
>sarkıt kaka: 
sıçarken poponuzdan ayrılmayan, bir süre asılı kalan komando özentisi kaka. biraz sallanarak düşürmeye çalışabilirsiniz .
>asosyal kaka: tam sıçacakken, tuvalet kapısının önünde birileri olduğunu hissettiğinizde içeri kaçan kaka.
>uyuşturucu kaka: çok uzun surede çıktığından ayaklarınızın uyuşmasına neden olan kaka.
>beklenmedik misafir: tam işerken poponuzdan kaçan küçük hacimli ama gününüzü berbat edebilecek kaka.
>gök gürültüsü kaka: bu kaka poponuzdan çıkarken o kadar çok ses çıkarır ki hem inanamayıp gülümsersiniz, hem de ev ahalisine rezil olduğunuz için kontrol etmeye çalışırsınız fakat kontrol etmeye çalıştıkça daha çeşitli sesler çıkarabildiğinizi anlayıp daha çok gülümsersiniz.
Kaynak 

#BoktanMuhabbetlerNumeroDue

19 Kasım 2011 Cumartesi

Bir Aşığa Öğüt



"Ey genç dostum ! Eğer bir kadın tarafından sevilmek istersen,kim olursa olsun ona sakın sevgini gösterme ! Yalnız her gün ona bir kere görün ! Sonra kaybol,yine görün.

Eğer seninle konuşursa sevdalı görün. Fakat düşkünlük yapma ! O,sana kendiliğinden gelecektir. Yalnız teslim olmaya niyet ettiği gün onu zorla almasını bil.
Onun yanında kendi zevkini düşünme ! Seven bir kadının elleri beceriksiz olur. Okşamasını bilmez ve titrer. Onları yormaktan sakın.
Fakat sen dinleneyim deme! Nefesin tıkanıncaya kadar öp ve okşa ! Yalvarsa bile onu uyumaya bırakma! Ve daima vücudunda,gözlerinin takıldığı noktaları öp.
    -Bilitis'in Şarkıları


  
"Ey kabrimde  bir lahza duran yolcu ! Şükran olarak sana şunu dilerim: "Sevil fakat sevme !" Haydi yolun açık olsun."
Bilitis



Bir dersimde, profesörün anlattığı konular doğrultusunda kitabı okumuş bulunmaktayım. Kitabın içinde tanıdık birçok şeye rastladım. Vize öncesi iyi de oldu. Sırada Truva ve Takva'yı izlemek var. Perşembeden önce halletmem gerekiyor.

Kolaylıklar...

18 Kasım 2011 Cuma

gLee - Rumour Has It/Someone Like You

İnanılmaz bir mashup'tı. 2 gündür durmadan,araya hiçbir farklı şarkı karıştırmadan bunu dinliyorum. Amber ve Naya'yı dinlemek,izlemek zaten inanılmaz bir şey! İşin içinde bir de Adele var. Görsel,duyusal şölen resmen! Glee'ye tekrar tekrar aşık oluyorum. İnsanları şarkı söyleyip dans ettirmeye özendirdikleri de açık... HARİKA!

Tabi benim de aklıma hemen lise yıllarım ve çok sevdiğim dans grubum aklıma geldi. Ben ayrıca koroya gidiyordum tabi fakat dans da ettiğim için ikisini birlikte yaptığımı hayal ederdim yatmadan önceleri... Hep bir müzikalde oynamak istedim... ama artık geçti.

17 Kasım 2011 Perşembe

Burçlar ve Sevişme Sonrası Sözleri


KOÇ : Hadi, bi daha...  BOĞA : Ben acıktım , pizza söyleyelim. İKİZLER : Kumanda nerde? ... YENGEÇ : Ne zaman evlenecez? ... ASLAN : İtiraf et , harikaydım değil mi? Evet , harikaydım !!!!! BAŞAK : Kalk kalk ! Hemen çarşafları yıkamam lazım. TERAZİ : Sen mutlu olduysan ben de mutlu oldum hayatım.... AKREP : Hadi şimdi de çatıda yapalım. YAY : Ben seni ararım. SEN SAKIN BENİ ARAMA !!.. OĞLAK : Telefon numaranı vermeyi unutmayacaksın değil mi? KOVA : Artık ellerini çözeyim mi?BALIK : Ay aşık mı oldum ne?!!


Kendisi bana gelen bir e-postadır.

Z değil o, S!


Yazım yanlışlarında acayip takıldığım bir nokta var. Herkes kelimesini herkez diye yazmaları. Çıldırıyorum yahu! O anda o yazı benim için bitmiştir. Okumam devamını. Okumak istemem. Nefesim daralıyor! Ha diyorlar,sen hiç mi yanlış yapmıyorsun? Yapıyorumdur mutlaka fakat -da 'nın ayrı yazımı gibi herkesin de "z" değil "s" ile yazılışına inanılmaz takılıyorum!
"Adapazarı merkez,kafasına göre herkez" Z değil işte o,S. Olmamış,yapamamışsınız. Uyumu yakalayamamışsınız işte!

Kimisi de yazdığı cümlenin içine ne nokta ne virgül koyar; sen tek cümle sanırsın, halbuki o bir paragraf yazmıştır,giriş-gelişme-sonucu olan!

16 Kasım 2011 Çarşamba

Nostalji #2


Ya arada geliyor böyle bana,çocukluğumda zirveden olan şarkıları tekrar dinleyip o zamanlara dönmeyi seviyorum. O zamanlarla şimdiki zamanı karşılaştırmayı da... 

Şimdi Serdar Ortaç'ın oradaki kadının göbeğinden öpmesi bir subliminal mesaj insanlara aslında. Altında "sex"(seks değil sex) yatıyor. Hani "ben bu hatunu götürdüm,siz de yanınızda kim varsa yumulun." Neyse... 90'lardaki Serdar Ortaç'ın giydiği deri ceketin/paltonun kollarının uzun olması en beğendiğim nokta oldu. Hahah! Şarkı söylerken böyle parmaklarını iyice ayırıyor ki,o uzun kollar elini tamamen kapatmasın. Ya anladınız işte,küçükken bize de olmuştur,büyük beden alınır,kolları kıvırmayı unutur annemiz,bizim de aklımıza geriye çekmek gelmez de aynen Serdar Ortaç'ın yaptığı gibi yaparız. 

Bir de fark ettim de Serdar Ortaç'ın kliplerinde erkek sayısı oldukça az. Hep böyle bi' kadınlarla haşır neşir olmalar,böyle bi yiyişmeye hazır durmalar falan... Buradaki subliminal mesajı ben anladım da... neyse.

2 Kasım 2011 Çarşamba

Nedir olay yani?


Kimden hoşlandığını(olup olmayacağını) onunla sevişerek mi anlarsın?
Kime ilgi duyduğunu ya da...


Bence öyle.
İlişki yaşamak istediğin kişiyle önce sevişmelisin. Önemli bu. Evlilikler bitiyor böyle yahu.

Yani olayım şu: her şeyi denemek lazım.
Bilen bilir ne demek istediğimi.
Nhahaha!








1 Kasım 2011 Salı

Safım demiştim ya...

Hayatımdaki çok önemli,bir o kadar değişik ve acıtan bir olay anlatmak istiyorum. Çok kararsız kaldım önce... Anlatsam mı? Yanlış mı anlaşılırım? Yargılanır mıyım?
Ama sonradan umurumda olmayacağını benimseterek kendime,anlatmaya karar verdim. Kim nasıl anlarsa anlasın. Şimdi böyle dedim diye de çok büyük,aman aman bir şey beklenmesin. Hoş,okunacağını da sanmıyorum yazımın ya neyse... Hahah.


Çok değişik bir şey yaşadım ve hayatımı değiştirdi bu olay. Ne beklerken ne oldum,ne sanırken ne çıktı...



Ya...
Var ya, şimdi şu anda vazgeçtim anlatmaktan. Yıkmış zaten,kalıcı hale getirip de okuduğumda tekrar o duyguyu yaşamanın mantığı yok değil mi?


Düzeltme:
Hazır olduğumda devamını getireceğim.





Kasımda Aşk Mı?

Summer
Yahu bu kasımdaki aşkın ne olduğunu bir ben mi bilmiyorum?
Bir ben mi anlayamıyorum ki?

Heeey milleet!
Aşkın güzel olduğu zaman: haziran,temmuz,ağustos aylarıdır. Tüm gün beraber gezebilirsin; ne yetiştirmen gereken bir projen ne de çalışman gereken sınavın vardır. Sahile gidersin,dondurmanı yersin, deniz kenarındaki esintiyle serinlersin, güneşlenirsin, o muhteşem bronz ten ortaya çıkar. Gece de kulüplerde eğlenirsin sabaha kadar,kokteylini içersin. Tüm çevren yanındadır. Aşkını yaşarsın rahatça.

Kışın,bir taraftan götün donarken nasıl aşk yapacaksın arkadaşım? Ayrıca kışın kim aşık olur,niye aşık olur,neye aşık olur? O kalın giysilerin,berenin altındaki,paçaları yağmurdan ıslanmış,saçlar rüzgardan karman çorman olmuş insana mı?

Yazın her şeyinle ortadasındır. Sen bikinilisindir, etrafında da onlarca güzel vücutlu varlık vardır. (!)

Kışın,ayrıldığında zaten ağlıyorsundur,bir de üstüne yağmur yağar. Dışarı çıkmak istersin, yollar kapalıdır.
Kasımda aşk başka falan olmaz yahu.

I-Doser Testing

I-Doser'dan Alcohol'ü denemeye karar verdim. 35 dakika sürüyor. 30 dakika sonra, yazıyı düzenleyip neler hissettiğimi yazacağım.


Düzeltme 18:08


Şimdi kalktım,dilimde bir uyuşma var. Aklımda çok şey vardı,onları atamadım sanırım ya da attım mı bilmiyorum. Ellerim kontrolsüz hareket ediyor gibi. Klavyede yazı yazarken zorlanıyorum,yani sürekli yaz sil oluyor,istediğim tuşlara tam olarak basamıyorum. İlk gözlerimi açtığımda başımı kaldıramadım. Tekrar tekrar kalkmayı denedim. Rüyalar gördüm,mutluluk vardı hafiften. Ama şimdi çok da bir mutluluk yok,sadece istediğimi yapabilirmişim gibi geliyor,sonuçlarını bildiğim halde.

Çok saf ve salağım.

Tüm yazımı başlıkta anlatmış oldum aslında. Bu seferlik bu kadar...

Bir de şu "şarkı"yı yapıştırırım.