31 Mayıs 2022 Salı

Yavşak Yavşak İş Yapmayın

Bir ayda en az 28 gün var. 28 günün 24’ü boş geçerken bu 24 günün ilk 4 gününde ben her işimi halledip bitirirken, iş arkadaşlarım sadece son 4 gün çalışmaya başlıyorlar. Onlar da zaten işlerini telefondan halledebildikleri için -yalnızca müşteri ile konuşup onlardan yazı istedikleri için- o 4 günde bile sıkıntıya girmiyorlar; ama patronlar son 4 günün ilk gününde diyorlar ki: “Yarın baskıya verelim.”. Bunu ayın son gününe kadar söylüyorlar. Ayın son günü, yazılar önüme doluşuyor. Ertesi gün mutlaka baskıya gitmek zorunda olduğumuz için, ben ve tasarımcı arkadaşlarım, o son gün işten gece saat 12’de çıkıyoruz ve o günden itibaren 5 gün kadar ben kendime gelemiyorum. Hayır bir de, asgari ücretin üstüne pirim alarak benden daha çok maaş alıyorlar bu satışçılar aylık. Hal böylesine adaletsizken, ben nasıl çalışmaya devam edebilirim sakince? Önüme ne gelirse vurup kırasım var şu an. Hatta sağda solda gördüğüm her şeyi önüme alıp parçalamak istiyorum.



from WordPress https://ift.tt/lgXWQhm
via IFTTT

22 Mayıs 2022 Pazar

Kurtarıcı Sendromu

Depresyonda olduğunu belirten bir flörtüm vardı. Hiçbir şey yapmak istemediğini, hiçbir şeyden zevk alamadığını, yaşadığı yerden ve insanlardan çok sıkıldığını, oynayacak oyun bulamadığını falan söylüyordu. Hemen çözüm bulmaya çalıştım. Çareler aradım: Şöyle yapabilirsin, şunu deneyebilirsin, bunu yapmış mıydın, hadi şunu yapalım bak güzel olur gibisinden öneriler sundum. Hepsine karşılık vererek reddetti ve bir süre benimle konuşmadı.

Üzerinden zaman geçti ve yeniden, depresyonda olduğunu belirtti. Bu sefer ailesinden bahsederek, annesinin ölümünü ailesindeki kimsenin kaldıramadığını ve hepsine destek olmaktan kendiyle ilgilenemediğini, bulunduğu şehirden sıkıldığını, insanların aptallığından bıktığını vs. anlatmaya başladı. Bu sefer hiçbir öneride bulunmadım ve sadece dedim ki: Yardımcı olabileceğim bir şey varsa ben buradayım, anlatabilirsin. Bu sefer bana kalpler yollayıp, teşekkür ederek konuşmasını sürdürdü ve daha çok anlattı.

Bazen yalnızca dinlemek ve destek olarak orada olduğunu söylemek yeterli olurmuş. Karşıdakinin yorgunluğuna bir de kendi çarelerinle yormamak daha büyük bir yardımmış. Bu bir önceki davranışıma bazı kaynaklar “kurtarıcı sendromu” diyor. Her derde çare bulmaya çalışarak -hatta acil çözüm bularak- kendini iyi hisseder, bir işe yaradığını düşünürmüş bu kişiler. Kendi yaralarını iyileştiriyor olduklarını sanırlarmış.

Bunun farkına vardım bir süre önce. Şimdi de adını ve bunu nasıl yeneceğimi biliyorum. Sıra geldi uygulamaya. Hatta başladım bile!



from WordPress https://ift.tt/iHLVSpc
via IFTTT

20 Mayıs 2022 Cuma

Biorezonans Tedavisi

Şeker ve karbonhidrat bağımlılığı için tekrar tedaviye başladım. 2019’da da başlamıştım ama tamamlanmadan bırakmıştım. Tabii 17 kilo vermeme engel değildi bu. Kaç ayda verdim hatırlamıyorum ama 1 ayda 9 kilo verdiğini hatırlıyorum. Bu seferki hedefimiz 20 kilo. Hadi bakalım.

Karbonhidrat yasak. Şeker yasak. Süt ürünleri yasak. Yalnızca 3 öğünüm var. Sadece öğlenleri et yiyebilirim, haftada en fazla 4 gün olacak şekilde. Akşamları yalnızca yeşil ve kırmızı sebze. Sabahları mutlaka 2 yumurta. Alkol yok bir süre. Baklagiller haftada en fazla 3 gün. Gazlı içecekler yok, soda hariç. Günde 3 litre su içmeliyim.

Geçen çarşamba ilk seansıma girdim. 40-50 dakika arası biorezonansa bağlı olarak geçti. O makineyi kullanacağın gün çay ve kahve içiyorsun, makineye girerken tok olman lazım ve makine öncesinde idrara sıkışık olmalısın, çünkü makine idrardan seni tanıyor. Ellerine ince uzun metaller veriyorlar, ayakların da aynı şekilde bir metale basıyor, sırtına da bir metal konuluyor. Elektromanyetik frekans vererek vücudundan bu bağımlılık yapan zıkkımları siliyor. Silmene yardımcı oluyor ya da. Tamamen plasebo da olabilir. Henüz bilimsel olarak kanıtlanmamış. Alet hakkında farklı görüşler var. Ben, bende işe yaradığını gördüm. Gerisi önemli değil benim için.

Bu alet, bu frekansları silmeye çalıştığı için senin de carb ve şeker almaman gerekiyor ki nötrlenmesin durum. Yani bu aletsiz de carb ve şekeri bırakmaya çalışabilirdim; ama bende o kadar irade yok. Hayvan gibi para bayıldığım için ipe ipe yapmak zorunda hissediyorum. Zaten doktor de diyetisyen de diyor ki, bu alet tamamen bu bıraktırma işini üstlenmiyor, yalnızca sana destek oluyor. Yani, 10 günde kurtulacakken 5 günde kurtuluyorsun.

Geçtiğimiz yıllardaki seanslarımda carb konusunda çok katıydım. O zamandan beridir de ekmek, gözleme, börek vs. hamur işlerine düşkün ben bunları aramaz oldum. Şeker ve tatlı için aynısını söyleyemiyorum, çünkü tatlıda cheating yaptım birkaç kez. Karbonhidratsız kolay olacak ama tatlısız zorlanacağım gibi; AMA BAŞARACAĞIM. Bu ikisi artık hayatımdan çıksın istiyorum.

Bu tedavinin üzerine spor yaparsam her şey çok daha güzel olurmuş ama yürümekten başka bir spora verecek param da zamanım da yok.

Bu alet sigara ve alkol bağımlılığında, stresle mücadelede, ağır metallerin atılmasında, ağrı giderilmesinde falan da kullanılıyor. Elektronik akapunktur gibi.



from WordPress https://ift.tt/UHhdYtx
via IFTTT

14 Mayıs 2022 Cumartesi

Ses Etme Sus

Bana neden “Kıvırcık adeta bir kabak çiçeği gibi açıldı.” dedi ki muhasebecimiz?

Bu işe geleli 3,5 ay olmuş. Yanlış hesaplama yapıp 4-4,5 ay oldu dedim diye mi ki? Ama hemen düzelttim bu yanlışımı…

Hal ve tavırlarım eleştirilecek ölçüye mi geldi? Gereksiz bir öz güven mi sergiliyorum? Hiç öyle hissetmemiştim… Canım sıkıldı yine. Yani günde 9 saat aralıksız gördüğün insanlarla ister istemez yakınlaşıp rahat tavırlar sergilemeye başlarsın ki…

Sus Kıvırcık.

Biri istediğinde müzik açma.

İşin olmadığında bile masanın başında otur.

Nefes almak için kalkma.

Kimseye bir şey deme, sadece işini sor, bitti.

Hakkını arama. Paranı isteme.

Gülme.

Gülümseme.

Ses etme, sus.



from WordPress https://ift.tt/X70KcZw
via IFTTT

12 Mayıs 2022 Perşembe

Beş İki Sıfır

Para bana akıyor.

Bolluk ve bereket içerisindeyim.

Para ne zaman istersem bana kolayca geliyor.

Para bana kolaylıkla geliyor.

Bunları tekrarlamaya başladığım ilk günün ertesi sabahına, ne zaman alacağım belli olmayan bir proje ödemesini aldım. Hem de dolarla. Sonra biraz zaman geçti. Ben yine tekrarlamaya başladım bunları. Eski ve tamamlanmış bir projemden ödeme aldım. Halbuki bu projenin ödemesini ben zaten almıştım ve ödemenin eksik olduğunu bilmiyordum.

Bir süre daha geçti. Elim daraldı ve tekrar bu cümleleri ve sayıları sesli bir şekilde söylemeye başladım. Sabahına, yeni projemin ödemesi geldi, üstüne de maaşım erken yattı.

Bir kez daha ve farklı bir zamanda yine denedim bu ritüeli. Evet, yine beklemediğim bir para geçti elime.

Son olarak da, dünden önceki gün dolar almıştım. Dün sayıları ve cümleleri tekrarladım. Bugün dolar arttı ve kâra geçtim.

Sevgili okur, enerji falan boş işler diyen birisiydim ben. İnancım yoktu. Yakın arkadaşımın bana bu cümleleri ve etkilerini söylemesiyle “Ne kaybederim ki?” diyerek başladım ritüellere. Sonuç için, “Denk gelmiştir yaa” diye inanmamaya çalışsam da, bunun bir tesadüf olduğunu düşünsem de, bunlar güzel şeyler. Sonuç alıyor olmak bile, evrene verdiğim mesajın karşılığını aldığımı gösteriyor diye düşünüyorum artık.

Beş iki sıfır. Para bana akıyor. Bolluk ve bereket içerisindeyim. Para ne zaman istersem bana kolayca geliyor.

Acil para frekansı bu. Sayılarla şifa bulmak deniliyormuş. Şimdi daha çok ilgileniyorum işte…



from WordPress https://ift.tt/LA5E1Pb
via IFTTT

10 Mayıs 2022 Salı

Herkes Görevini Bilsin

Çok sinirli hissediyorum.

Dün, işten çıkmadan önce, çıkışta yürüyüşe gideceğim için ofise yemek söyledim. Sonra da çöpümü mutfak çöpüne attım. Tam ellerimi yıkarken, ofis çalışanı abla geldi, “Ayyy ellerimi daha yeni yıkadım, keşke dışarı atsaydın, şimdi nolacak, çöpten alıp dışarı atıversen, bir dahakine dışarı atalım, böyle kalmasın bu” diye söylene söylene çöpü attı dışarı. Benim atmamı istedi herhalde. Niye atayım? Birincisi, bu benim görevim değil; ikincisi çöpü çöpe atmışım, ortada yamuk bir durum yok; üçüncüsü benim zaten işim başından aşkın ve çıkmadan yazı yetiştirmeye çalışıyorum, grafiker arkadaş benden iş bekliyor.

Sonra kadın bir hışımla çöpü dışarı çıkarınca sinirlendim. Konuşursam, biliyorum, kıracağım. Sinirlendiğimde ağzımdan hoş şeyler çıkmıyor. Geçtim masama oturdum. Sonra kadın bir hışımla yukarıya koştu. Fısıldamalar geliyor aşağıya. Sonra indi, iyi akşamlar demeden gitmiş. Bir şey yaşadığında, abartarak gelir bize anlatırdı daha önceden de, kesin onu yaptı. Önüne gelene de anlattığını biliyorum.

Bu sabah mutfağa su almaya gittim. Kadın dolapları çat çat çarpıyor, bulaşık makinesinin kapağını çat kapatıyor falan. Sonra bir kez daha mutfağa gittim, almış yanına birini, fısır fısır bir şeyler konuşuyor. Ben gelince bana bakıp sustu. Ayh, halen sinirliyim!

Hayır ne bu hava? Ben sana gel şu yazıyı iki oku diyor muyum hiç? Ya da ne bileyim gel masamı sil ya da bana çay getir diyor muyum? Biz senin yerine telefona bakıyoruz, kapıya bakıyoruz, çöpü çıkarıyoruz, e sen ne diye buradasın? Ben kendi işimi yapmayıp seninkine mi yöneleceğim daima? Yardım ayağına işleri bize yaptırıyor zaten, bir gün patlayacağım. Kaldı ki ben zaten normal bir şey yapıp, çöpümü çöpe götürmüştüm. SİNİRLİYİM SEVGİLİ OKUR. Herkes kendi işini yapsın. PR’cı ya da satışçı nasıl benim işimi yapmıyorsa ben de onlarin işini yapamam arkadaş. Hadsizliğe bak!



from WordPress https://ift.tt/16fwVRn
via IFTTT

8 Mayıs 2022 Pazar

Kendini Tanımak

Neden bizi hiç sevmeyecek insanlara aşık oluruz?

Neden hayatta çok iyi yerlere gelsek de başarısız hissederiz?

Herkes bizi güzel bulsa da neden çirkin hissederiz?

Neden yalnızlıktan çok bunalsak da yakınlıktan kaçarız?

Neden herkese seve seve yardım ederiz de kendimiz için yardım isteyemeyiz?

Neden hayatımızda önemli olmayan insanları, hayatımızı kaçıracak kadar umursarız?

Beyhan Budak, Mutluluğu Kaybettiğin Yerde Arama



from WordPress https://ift.tt/8DowN9n
via IFTTT

Eğer Okumayı Bilirsen, Hissettiğin Her Şeyin Sana Bir Mesajı Var

Sosyal benliğin zorunlulukları içerisinde kaybolup kaybolmadığını merak ediyorsan, şu sorular sana yardımcı olabilir:
🔳Hayatının önemli bir kısmını kaplayan şeyleri düşündüğün zaman, hangilerini mecbur olduğun için yapıyorsun, hangilerini sevdiğin için yapıyorsun?
🔳Görünmez olduğun bir dünyada yaşıyor olsaydın, neler yapmak isterdin? Görünmezlik becerisini kazandığın ilk günlerde yapacağın çılgınlıkları hesaba katmayalım lütfen.
🔳Yaptığın hiçbir şeyden suçlanmayacağını bilseydin, neler yapmak isterdin?
🔳Diğer insanların imrendiği bir yaşama sahip olmana rağmen kendini sıklıkla boşlukta hissediyor musun?

Beyhan Budak, Mutluluğu Kaybettiğin Yerde Arama


from WordPress https://ift.tt/qWkFpDN
via IFTTT

Şunu Anla

Ne olduysa hayırlısı için oldu.
Ne oluyorsa hayırlısı için oluyor.
Ne kaybettin ki, ağlıyorsun?
Ne getirdin ki, kaybettin?
Ne yarattın ki, yok oldu?
Ne aldıysan buradaydı.
Ne verdiysen buradaydı.
Sana bugün ait olan, dün başkasına aitti; yarın da başkasına ait olacak.
O zaman ne için boşuna üzülüyorsun?

Bhagavat Gita


from WordPress https://ift.tt/98kvfqF
via IFTTT

7 Mayıs 2022 Cumartesi

Kaygı Hissediyorsan Hatırla

Her şeyi kendi başına çözemezsin.

Mükemmel olmak zorunda değilsin.

Yalnız değilsin.

Elinden gelenin en iyisini yap, her adım kıymetli.


from WordPress https://ift.tt/hlPFDcp
via IFTTT

5 Mayıs 2022 Perşembe

Hayatta Kalmaya Çalışmak

Kendimi de biliyorum, insanları da biliyorum. Hep iyi düşünmeye çalışıyorum ama bu kendimi kandırmaktan başka bir işe yaramıyor. Yemek öncesi mideyi kandırmak için ağza atılan şekerlemeler gibi. Hiçbir besin değeri yok, doyurmuyor da, sadece kısa bir süreliğine acıkmadığını hissetmeni sağlıyor. Aynısı işte. Kısa bir süreliğine mutlu olduğumu sanmamı sağlıyor bu iyi düşünme durumu da.

Her şeyi biliyorum ama her seferinde de “Acaba?” demeden geçemiyorum ve her “acaba”nın sonu da, evet, hüsran. Her seferinde bir tık daha aşağıda buluyorum kendimi. Dibin de dibine doğru gidiyorum ama belki dibinde bir delik vardır da başka bir dünyaya çıkarım diye umutlanıyorum, bunun evren yasalarına aykırı olduğunu bilmeme rağmen…

Ben bu umudu neden içimde tutuyorum?
Yaşıyor olanların iç dürtüsel bir hareketi mi bu?
Yani, neden durmaksızın buna inanıp da hâlâ bunu istiyorum, olmayacağını bilmeme rağmen?
Hayatta kalmaya çalışmak mı bu?
Yaşamak için gerekli olan bir şey mi?



from WordPress https://ift.tt/cv7uRJZ
via IFTTT