Ne kadar garip sanki hiç gitmemişim gibi hissetmek.
Evimden uzakta, tatildeymişim de tatil bitince geri dönecekmişim gibi.
Ben tatildeyken evime tanımadığım insanlar yatıya gelmiş gibi.
Kendine gel Kıvırcık, tatilde değilsin!
23 Temmuz 2019 Salı
21 Temmuz 2019 Pazar
Antidepresan Bırakma Süreci #8
Efendim, iyileştiğimi düşünüp bir de artık daha fazla ilaç kullanmak istememem sebebiyle antidepresanı bırakmaya iyice karar vermiştim artık, biliyorsunuz. Cymbalta 60 mg kullanırken Cymbalta 30 mg (iki kutu), Anafranil 25 mg (2 kutu) ve Anafranil 10 mg (bir kutu) kullanarak bıraktım. Bugün 4. gün. 17 Temmuz 2019 Çarşamba günü son kez içtim.
Neler oldu?
Önceleri, ilacı almayı gün içerisinde biraz geciktirsem gözlerimi hareket ettirince bayılacak gibi olma durumu/saliselik odak problemi durumu oluyordu. Bıraktığım gün bunu zirvede yaşadım. Uyanadığım vakit bir şey yok, akşama doğru başlıyor. Gözlerimi sağa sola çeviriyorum, kalbim anlık hızlanıyor, gözlerim yuvalarından çıkıp geri giriyor sanki, beynim titriyor zınk zınk diye. Hani bir kameranın odaklama anı vardır ya, mercek gidip gelir ve ekran bulanıp düzelir, hah işte o merceğin gidip gelme durumu oluyor. Yani neredeyse 1 saniyelik bir şey bile değil; ama bu olunca o an bayılıyor gibi hissediyorum, dengemi kaybediyorum. Sanki çok sarhoşmuşum da o yüzden böyle hissediyormuşum gibi. En sevmediğim bırakma etkisi bu oldu hep! Biliyorsun sevgili okur. Bu duruma katlanamadığım için tekrar başlamıştım biraz da.
Diğer etkiler olarak, baş ağrısı, baş dönmesi, ishal, iştah kapanması, yorgunluk, uyku hali ve isteksizlik yaşıyorum. Ne yemek yiyesim geliyor, ne oyun oynayasım. Sadece uyumak istiyorum. Sonra uyanınca da "Al işte gün bitti, bomboş bir vakit geçirdin, hayatının X saatini çöpe attın!" demekten alıkoyamıyorum kendimi. Dizi izlerken sıkılıp yarıda bırakıyorum, ev temizliyorum, kendime evde iş çıkarıyorum, sonra diziye devam ediyorum, yine sıkılıyorum vs. böyle devam ediyor.
Bir de şansa bak ki, ilacı bırakmaya karar verdiğim ve uygulamaya koyduğum zaman işimden ayrıldım (şu anda 2 aydır işsizim), çok sevdiğim sevgilimden ayrıldım, ev arkadaşım memleketine gitti. Yani bilumum yalnızlığı yaşıyorum şu an. Üstüne bir de antidepresanı bırakmışım! Hayatımda bir şey oluyorsa küçük küçük ve sırayla gelmiyor. Hepsi bir anda yükleniyor omuzlarıma! Bu da hep benim sınavım oluyor sanırım.
Dün, bırakmanın yarattığı etkileri en aza indirmek için ne yapabilirim diye düşündüm; belki Anafranil 10 mg'ı bir gün alıp bir gün almayarak devam edebilirim dedim. Güvenemedim. Bu nedenle yarın psikiyatra gidiyorum.
Neler oldu?
Önceleri, ilacı almayı gün içerisinde biraz geciktirsem gözlerimi hareket ettirince bayılacak gibi olma durumu/saliselik odak problemi durumu oluyordu. Bıraktığım gün bunu zirvede yaşadım. Uyanadığım vakit bir şey yok, akşama doğru başlıyor. Gözlerimi sağa sola çeviriyorum, kalbim anlık hızlanıyor, gözlerim yuvalarından çıkıp geri giriyor sanki, beynim titriyor zınk zınk diye. Hani bir kameranın odaklama anı vardır ya, mercek gidip gelir ve ekran bulanıp düzelir, hah işte o merceğin gidip gelme durumu oluyor. Yani neredeyse 1 saniyelik bir şey bile değil; ama bu olunca o an bayılıyor gibi hissediyorum, dengemi kaybediyorum. Sanki çok sarhoşmuşum da o yüzden böyle hissediyormuşum gibi. En sevmediğim bırakma etkisi bu oldu hep! Biliyorsun sevgili okur. Bu duruma katlanamadığım için tekrar başlamıştım biraz da.
Diğer etkiler olarak, baş ağrısı, baş dönmesi, ishal, iştah kapanması, yorgunluk, uyku hali ve isteksizlik yaşıyorum. Ne yemek yiyesim geliyor, ne oyun oynayasım. Sadece uyumak istiyorum. Sonra uyanınca da "Al işte gün bitti, bomboş bir vakit geçirdin, hayatının X saatini çöpe attın!" demekten alıkoyamıyorum kendimi. Dizi izlerken sıkılıp yarıda bırakıyorum, ev temizliyorum, kendime evde iş çıkarıyorum, sonra diziye devam ediyorum, yine sıkılıyorum vs. böyle devam ediyor.
Bir de şansa bak ki, ilacı bırakmaya karar verdiğim ve uygulamaya koyduğum zaman işimden ayrıldım (şu anda 2 aydır işsizim), çok sevdiğim sevgilimden ayrıldım, ev arkadaşım memleketine gitti. Yani bilumum yalnızlığı yaşıyorum şu an. Üstüne bir de antidepresanı bırakmışım! Hayatımda bir şey oluyorsa küçük küçük ve sırayla gelmiyor. Hepsi bir anda yükleniyor omuzlarıma! Bu da hep benim sınavım oluyor sanırım.
Dün, bırakmanın yarattığı etkileri en aza indirmek için ne yapabilirim diye düşündüm; belki Anafranil 10 mg'ı bir gün alıp bir gün almayarak devam edebilirim dedim. Güvenemedim. Bu nedenle yarın psikiyatra gidiyorum.
16 Temmuz 2019 Salı
Bir Ay Oldu...
Ben de korkuyorum içimdeki bitecek diye ama eninde sonunda bitecek, biliyorum. Kalmayacak artık. Çikolatayı bile bir ay yemesen tadını unutursun artık. Aklına gelmez belki de.
Hem zaten bitmesin de nolsun? Bitmeli içimizdeki. O benimle vakit kaybetmeyip bir an önce evlenmeli, çoluk çocuğa karışmalı, ki zaten boş durmadığını ve yoluna devam etmeye oldukça istekli ve hevesli olduğunu görüyorum; ben de bir an önce onu unutup hayatıma devam etmeliyim yeni ve benimle bir gelecek düşünebilecek bir kalpte. Bir an önce bitsin ve acıyı unutayım artık istiyorum. Öyle ki, nasıl acı çektiğimi dahi hatırlamayayım!
Hem zaten bitmesin de nolsun? Bitmeli içimizdeki. O benimle vakit kaybetmeyip bir an önce evlenmeli, çoluk çocuğa karışmalı, ki zaten boş durmadığını ve yoluna devam etmeye oldukça istekli ve hevesli olduğunu görüyorum; ben de bir an önce onu unutup hayatıma devam etmeliyim yeni ve benimle bir gelecek düşünebilecek bir kalpte. Bir an önce bitsin ve acıyı unutayım artık istiyorum. Öyle ki, nasıl acı çektiğimi dahi hatırlamayayım!
3 Temmuz 2019 Çarşamba
Çok Düşünmek
Dün beni uykumdan uyandırdı bu "eşyalarımı alsam nolur" düşüncesi. Yeni bir eve çıkacak olsam ve eski evimdeki eşyalarımı alacak olsam, orası çırılçıplak kalacak... Perdeleri, ocağı, halıları ve tabureleri bile almam gerekecek. Yeni ve boş bir yuvaya gireceğim çünkü, sadece benim olan.
Peki Tesoro'yu o halde nasıl bırakırım? Perdesiz, oturacak yersiz nasıl yaşayabilir? Durumu bir anda yeter mi her şeyi tamamlamaya?
Bunları düşünmekten sabahın 5'ini ettim sevgili okur. Bir de beynimi en çok kemiren şuydu: Bana sert bir şekilde eşyalarımı bir an önce toplamamı söylerken, o beni düşünmüş müydü bu kadar?
Peki Tesoro'yu o halde nasıl bırakırım? Perdesiz, oturacak yersiz nasıl yaşayabilir? Durumu bir anda yeter mi her şeyi tamamlamaya?
Bunları düşünmekten sabahın 5'ini ettim sevgili okur. Bir de beynimi en çok kemiren şuydu: Bana sert bir şekilde eşyalarımı bir an önce toplamamı söylerken, o beni düşünmüş müydü bu kadar?
2 Temmuz 2019 Salı
Halbuki Aynıymış
Ne olduğunu bilmesem,
bir şey olmadı dermişim.
Zaten bir başıma yaşıyormuşum...
Zaten uzakmışım.
Çünkü dediğim gibi, aslını bilmesem,
her şey normal dermişim.
30 Haziran 2019 Pazar
Dönmeyelim...
Dört buçuk yıl denedik, olmadı. Suçlu biraz sendin biraz ben. Uzatmıyoruz artık. Kalalım gittiğimiz yerde, bir daha dönmeyelim.
Ateşimiz sönmüyor ama yanmıyor da. Ayrılık zor da, napalım, beraberken de olmuyor.
(Güven Baran-Sönmüyor Ateşimiz)
Ateşimiz sönmüyor ama yanmıyor da. Ayrılık zor da, napalım, beraberken de olmuyor.
(Güven Baran-Sönmüyor Ateşimiz)
29 Haziran 2019 Cumartesi
Aydınlanma... Karanlığa Doğru.
Şu an inanılmaz bir şey dank etti.
Kalbimi söküp attım...
Ayrılık sonrası, ayrılığı, yeni edinilen arkadaşa anlatmak ve yeni arkadaşın da destek olması, yardımcı olması, mutluluğunu istemesi...
Günlerdir, nereden tanıyorum bu durumu, diyordum...
Bir Kasım gününde yaşamıştım. Ve Kasım'da da aşk başkaydı, vurmuş geçmişti.
Hayırlı iş 20 gün bile beklemiyor gerçekten...
Kalbimi söküp attım...
Ayrılık sonrası, ayrılığı, yeni edinilen arkadaşa anlatmak ve yeni arkadaşın da destek olması, yardımcı olması, mutluluğunu istemesi...
Günlerdir, nereden tanıyorum bu durumu, diyordum...
Bir Kasım gününde yaşamıştım. Ve Kasım'da da aşk başkaydı, vurmuş geçmişti.
Hayırlı iş 20 gün bile beklemiyor gerçekten...
Fark Etmeden
Eskiden "Kıvırcıksız bir yere gitmezsin sen" derlerdi, beni de alırlardı yanında. Benimsemişlerdi. Sonra yavaşça çıktım hayatından... Kimse fark etmeden.
Doğum günün kutlu olsun...
Seni çok sevdim.
Kendimden çok.
Seni çok sevdim.
Kendimden çok.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)